XDCAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
XDCAM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Nisan 2016

Sony FS7 Deneyimi

   Yaklaşık birbuçuk yıl önce piyasaya çıkan ve piyasaya çıktığı ilk günlerden beri kullanmakta olduğum FS7'yi, Kaliforniya çöllerinden Anadolu'nun bozkırlarına, İstanbul trafiğinin keşmekeşinden, film stüdyolarına kadar birçok farklı ortamda, farklı gereksinimleri olan projelerde kullanmış oldum. Aynı süreç zarfında da Sony mühendisleri, geçtiğimiz günlerde üçüncü versiyonunu çıkarmış oldukları güncelleme ile kamerayı neredeyse kusursuz ve eksiksiz bir hale getirdi. Neredeyse diyorum çünkü; artık günümüzde bir video kamera, sadece bir kamera olmaktan çok, yazılım aracılığıyla yeni ve daha gelişmiş fonksiyonlar yüklenebilen bir bilgisayar gibi çalışır hale geldi. Teorik olarak, bir kamerada bulunan işlemci ve hafıza donanımının kapasitelerini aşmayacak ve yazılım yoluyla eklenebilecek her türlü yeni özelliği, bellenim güncellemesi yaparak bir kameraya kazandırabiliyoruz. Tıpkı, FS7'ye üçüncü versiyon güncellemesiyle gelen “Image Scan Mode” ve “Interval Recording” özellikleri gibi.

Sony PXW-FS7 (Fotoğraf: Oytun Orgül)

   FS7'nin model adındaki “F” İngilizce “Film”, “S” ise “Style” kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. Kamerayı özel yapan işte bu “Sinema Stili” kullanım özellikleri. Bu özelliklerden başlıcaları; büyük bir sensör (Super35 ebatlarında), değiştirilebilir objektif, harici bir kayıtçıya RAW yani ham görüntü kaydedebilme, 4K çözünürlüğünde kayıt ve tabii LOG'lu kayıt imkanları. Her bir özelliği aslında bir süredir farklı kamera modellerinde deneyimleme şansına erişebilmiştik. FS7'yi özel yapan ise bu farklı özellikleri, görece çok daha uygun bir fiyat karşılığında, bir arada sunması oldu.

FS7 ile Kaliforniya'daki Temecula Şehri'nde Çekim (Fotoğraf: Çağlar Mallı)

   Bütçe, sinema salonlarından mobil cihazlara kadar farklı mecralar için üretilen her türlü video işi için son derece belirleyici bir kriter. Bütçeniz ne kadar büyükse, imkanlarınız ve dolayısıyla hayal ettiklerinizin gerçekleşebilmesi ihtimali de aynı oranda büyüyor. Herhangi bir film projesinde post-prodüksiyon işlemlerinin bütçenin giderek artan önemli bölümünü oluşturuyor olması, özellikle son 10 yıldır kabul görmüş bir gerçek. Analogdan dijitale, SD'den HD'ye, HD'den 4K'ya geçiş süreçleri ile birlikte, post prodüksiyon sürecinde yapılabilecek çeşitli görsel düzenleme seçenekleri ve bunlar için harcanabilecek zaman da gün geçtikçe arttı. Şartlar böyleyken, her türlü ihtiyacı karşılayabilecek ve farklı bütçelere sahip işlerde verimli kullanılabilecek tek kameraya sahip olmak da kullanıcıların en önemli tercih kriteri oldu. FS7 de bence bu ihtiyacı tam anlamıyla karşılayabilecek piyasadaki ilk kameralardan biri oldu. Bütçenize göre istediğiniz iş akışını belirleyip, çekim formatınızı ve ayarlarınızı da buna göre seçerek olabildiğince verimli bir sonuç elde edebilirsiniz. Kameranın sunduğu alternatifleri, çok kabaca, aşağıdaki gibi senaryolara dökmek mümkün;

Post-prodüksiyon için hiç bütçemiz yok maalesef!” = XAVC kodeğiyle çek.
Post-prodüksiyon için biraz bütçemiz var.” = XAVC kodeğiyle S-Log'lu çek.
Post-prodüksiyon için bütçemiz var.” = RAW çek.

   Bu farklı senaryolara çözünürlükle ilgili hiçbir veri yazmadım. FS7; HD, UHD ve 4K çözünürlüklerinde çekim yapabiliyor. Projenin mecrasına ya da teslim şartlarına göre istenilen çözünürlüğü seçmek size kalmış ancak; UHD veya 4K gibi çözünürlüklerde çalışılacaksa, kaydetme ve depolama ortamlarına dikkat etmekte fayda var. Çünkü 4K için gereken saklama yeri, HD'ye göre yaklaşık olarak 3 kat daha fazla. Çekim anında aktarma sürelerini minimuma indirmek için hızlı aktarım arabirimleri(USB 2'yi unutun!) ve hem saklama hem de yedekleme için yüksek kapasiteli (gigabayt'larca yerine terabayt'larca) diskler kullanılmalı.

Sony FS7 (Fotoğraf: Oytun Orgül)

   RAW görüntü kaydının ne olduğunu, fotoğraf dünyasında çok daha yaygın kullanılıyor olduğu için biliyoruz. Sensörden gelen verinin, herhangi bir sıkıştırma(kodekli) ya da işleme tabi olmadan, direkt olarak karta yazılması ile elde edilen ham görüntüye RAW deniyor. Peki LOG'lu çekim nedir?
   “LOG” terimi matematikten bildiğimiz “logaritmik” kelimesinden geliyor. Kısaca anlatmak gerekirse; LOG'lu çekim, sensörün en geniş dinamik aralıkta görüntü üretebildiği ISO seviyesine çıkıp gelen sinyallerin logaritmik olarak kaydedilmesidir. Böylece, renklerin düzeltilmesine ve ışığın dengelenmesine sonradan imkan tanıyacak şekilde son derece düz (flat) bir görüntü ortaya çıkar. Ne siyahlar tam siyahtır, ne de beyazlar tam beyazdır; tüm renkler ara tonlardadır. Ancak, dinamik aralık son derece geniştir ve FS7 de 14 diyaframlık dinamik aralığa bu şekilde çıkabilmektedir. Her kamera üreticisi kendi LOG'una ya da LOG'larına sahiptir çünkü her sensörün kendine özgü sinyal üretme kabiliyetleri vardır. Bu karakteristik özelliklere de en uygun olan özgün LOG'ların oluşturulması gerekmektedir. Sony kameralarda bulunan LOG'lara S-Log adı veriliyor. Bir FS7 satın aldığınızda kameranın içinde hazır olarak S-Log2 ve S-Log3 yüklü geliyor.

FS7 ile S-Log2 gece çekimi. (Fotoğraf: Oytun Orgül)

   LOG ve RAW dünyası ile birlikte hayatımızı giren bir diğer terim de LUT yani “Look Up Table” oldu. RAW veya LOG'lu çekim yapılırken, vizörde ya da monitörde LOG'un düz(flat) görüntüsü yerine daha doğru renklerde görüntü görülmesini sağlayan ve aslında birer dosya olan LUT'ları kameranın içinde hazır gelenlerden seçebilir yahut kendiniz LUT dosyaları yaratıp kameraya yükleyebilirsiniz. Vizörde LUT'lu görüntü gören bir operatör veya görüntü yönetmeni pozlamayı daha doğru ve kolay yapabilir. Aynı şekilde, monitöründe LUT'lu görüntü gören bir yönetmen, sahnedeki ışığın ve renklerin post-prodüksiyon sonrası nasıl görüneceğini daha iyi anlayabilir.

   Bu kadar teknik bilgiden sonra, biraz da kameranın kullanımına yönelik bilgileri ve görüşlerimi paylaşmakta fayda var. FS7, bir “grab and shoot” yani kap ve çek kamerası olarak tasarlanmış. Kameranın içinden, tasarıma entegre olan ve omuzda kullanmaya yarayan bir tutamaç çıkıyor. Bu pratik tutamaç, aktüel çekimler yapılması gerekiyor ve asistansız çalışılıyor ise son derece faydalı; tabii ki, çift elle kamerayı tutabileceğiniz dengeli omuz aparatları kadar etkili değil ancak, o an sette böyle bir aparat yoksa ya da bu aparatı takacak zamanınız yoksa, kesinlikle hayat kurtarıyor. Tutamaç üzerinde kayıt, zoom(SELP28135G gibi servo motorlu bir lens takılıysa) ve çeşitli kısa yol düğmeleri de bulunuyor. Kameranın tasarımı son derece modüler. Üst taraftaki tutacak, LCD ekran ve mikrofon tutacağı sökülebiliniyor. Hatta bunların tamamı söküldüğünde kamera son derece kompakt oluyor. Bu da kameranın insansız hava araçlarında, steadycamde, çeşitli kamera sabitleme sistemlerinde ve uygun sualtı kabinlerinde rahatlıkla kullanılabilir olmasını sağlıyor. FS7'de, FS100'den ve FS700'den alışık olduğumuz bir vizör sistemi var. Vizör, LCD ekran üzerine monte edilebiliyor ve istendiğinde kolayca yukarı kaldırılarak izlemeyi LCD ekran ile yapmaya imkan sağlıyor. Kameranın üzerinde 3,5 inç'lik yüksek çözünürlüklü bir LCD ekran bulunuyor. İstenilen şekilde ve seviyede konumlandırmanıza müsade edecek şekilde tasarlanmış bu ekran, bir çubuk sistemi ile kameraya monte ediliyor. Ekranı, öğlen güneş en tepedeyken ve hatta güneş ışığı ekrana direkt düştüğü anlarda bile kullanabildim. Gerekirse, ekranın hemen yanındaki ayar düğmesi ile kontrastı mevcut ışık koşullarında rahat izleme yapabilecek şekilde ayarlayabiliyorsunuz.

FS7 ile Umman Çölleri'nde çekim. (Fotoğraf: Alper Tombul)

   Gelelim, V3.00 (hatta V3.10 da çıkmış yakın zamanda) bellenim güncellemesi ile gelen özelliklere. FS7'de eksikliğini en çok hissettiğim üç önemli özellik, bu güncelleme ile kameraya gelmiş bulunuyor. Bunlardan en önemlisi “Image Scan Mode”. Bu özellik ile, 35mm sensör alanını tam olarak kaplamayan tüm lensleri bu kamerada kullanabiliyoruz. Mesela Super16 kameralar için üretilmiş bir lensiniz var. Bu özellik gelmeden önce böyle bir lensi kameraya taktığınızda “vignetting”, yani görüntünün etrafında siyahlık görünüyor olacaktı. Bu yeni özellik ile kamera, sensörün sadece orta bölümünü kullanarak ve herhangi bir büyütme işlemi yapmadan, vignetting efekti olmaksızın tam ekran görüntü üretebiliyor(en fazla 2K çözünürlüğünde). Aynı şekilde, 2/3inç'lik ENG tipi lensleri de kullanmak artık mümkün.

   Timelapse'in Sony kameralardaki adı “Interval Recording”. FS7'de bu zamana kadar hala olmamasına en şaşırdığım özellik de “Interval Recording” 'di. Neyseki, yeni güncellemede bu özellik artık var. İstediğiniz kayıt aralığını ve kayıt karesini seçtikten sonra kamera size herhangi bir ekstra işlem yapmanız gerekmeden, kullanıma hazır, timelapse klipler üretiyor.

   Yeni güncelleme ile gelen bir diğer önemli özellik de, netleme yapmaya yardımcı olmak için kullanılan “Focus Magnification” 'ın artık tutacak üzerinde yer alan ufak yönlendirme düğmeleri ile istenilen yere doğru kaydırılabilir olması. Bu güncellemeden önce, netleme alanı yakınlaştırması yapıldığında, sadece ekranın ortasına doğru iki kademeli bir yakınlaştırma oluyordu. Eğer netlemek istediğiniz obje ya da kişi ekranın ortasında değilse, mecburen kadrajınızı bozup bu obje ya da kişiyi kadrajın ortasına almanız gerekiyordu. Şimdi ise, yakınlaştırdığınız alanı istediğiniz yöne doğru kaydırarak, netlemek istediğiniz alanı ekrana getirebiliyorsunuz.

Sony FS7 (Fotoğraf: Oytun Orgül)

   Son olarak, çekimini yaptığınız her ne olursa olsun, filminize son derece etkili bir dramatik katma değer sağlayan ağır çekim özelliğine değinmekte fayda var. FS7 HD çözünürlüğünde, zaman sınırlaması olmaksızın, saniyede 150 kareye kadar(NTSC'de 180 kareye kadar) ağır çekim yapabiliyor. Hatırlanacağı üzere, FS700'de ağır çekim yapılırken, belli kayıt süresi kısıtlamaları oluyordu fakat; FS7'de benzeri bir süre kısıtlaması olmadan, istediğiniz kadar ağır çekim yapılabilirsiniz. Ayrıca, yüksek karelere çıkıldığında görüntüde “crop” yani kırpma olmuyor. Opsiyonel olarak satılan XDCA-FS7 ünitesi takıldığında ise kameranın ağır çekim hızı saniyede 240 kareye kadar çıkıyor. Üstelik bunu 2K ve RAW olarak yapabiliyorsunuz.

   Bilindiği üzere, opsiyonel olan XDCA-FS7 ünitesinin en önemli özelliği kameraya 12bit RAW görüntü çıkışı özelliğini kazandırması. Ancak, bu ünitenin pek bilinmeyen birkaç özelliği daha var. Bunlardan en önemlisi, bu ünite takılıyken HD çözünürlüğünde Apple ProRes 422 kayıt yapılabiliyor olması. Bazı iş akışları için eğer ProRes kodeği gerekiyor veya tercih ediliyorsa bu ünite takılıyken çekim yapılmalı ve kayıt tercihlerinden ProRes seçilmeli. Ayrıca, XDCA-FS7 ünitesi üzerinde yer alan Timecode ve Genlock giriş çıkışları sayesinde, çoklu kamera uygulamaları da daha kolay yapılabiliyor.

Sony FS7 (Fotoğraf: Oytun Orgül)

   FS7, kullanıcılara çok çeşitli kullanım opsiyonları tanıması ve uygun fiyatı ile kısa zamanda en çok tercih edilen 4K kameralardan biri oldu. Ben de, son zamanlarda gerçekleştirdiğim bazı projelerde bu kamerayı tercih ettim. Sorunsuz olarak farklı çekim senaryolarına adapte edebileceğiniz ve “future proof” yani, uzun yıllar kullanabileceğiniz bir kamera arıyorsanız, FS7 kesinlikle tercihiniz olabilir. Yakın zamanda piyasaya çıkan küçük kardeşi FS5 ile aralarında çeşitli farklılıklar var. FS5, FS7'ye göre daha uygun fiyatlı ve daha kompakt bir kamera. Özellikleri birbirlerine çok yakın kameralar olmasına rağmen, FS7 daha yüksek ve çeşitli kalitelerde kayıt imkanları sunuyor. Ancak, ihtiyaçlarınıza ve bütçenize göre tercih edeceğiniz bu iki kameranın da, uzun yıllar severek kullanılabilecek şekilde tasarlanmış, başarılı kameralar olduğu kesin.


13 Şubat 2014

Sony PMW-300 Deneyimi


   XDCAM ürün grubunun yeni modellerinden biri olan PMW-300, yüksek satış rakamlarına ulaşmış olan XDCAM EX3'ün yerini aldı. Yaklaşık yedi yıl önce piyasaya çıkan EX3, sağlamlığı ve pratikliği ile son derece başarılı olan ve benim de sıklıkla kullanmakta olduğum bir kamera. Ancak, ilerleyen video teknolojileri, yeni kayıt formatlarının ortaya çıkması ve kullanıcıların daha yüksek kayıt standartlarına ulaşma beklentileri, PMW-300 'ün geliştirilmesinde büyük rol oynadı.

Sony PMW-300
Sony PMW-300

    PMW-300, 4:2:2 renk örneklemesiyle ve saniyede 50 Mb bit-rate oranıyla HD görüntü kaydı yapabiliyor. Kamera, ürün grubunun daha alt modellerinden farklı olarak, bu yıl çıkacak opsiyonel bir yazılım yükseltmesi ile XAVC formatında da kayıt yapabiliyor olacak. PMW-300'ün en dikkat çekici özelliğinin bu olduğunu düşünüyorum. XAVC formatı Sony tarafından ilk kez PMW-F55 ve PMW-F5 modellerinde kullanılmaya başlandı. 12-bit'e kadar renk derinliği ve 4:4:4 renk örneklemesi gibi son derece yüksek bir görüntü kalitesi sunan bu formatı, PMW-300'ün kullanım ömrünü son derece uzatacak bir yazılım yükseltme yatırımı olarak görüyorum.
    Şu anda piyasada bulunan PMW-300, PMW-300K1 model adı ile satılıyor. K1, kameranın Fujinon marka 14x zoom oranlı HD lens ile birlikte satılan modelinin adı. Bu lens, EX3 ile birlikte gelen lens ile aynı ve F1.9 diyafram açıklığı ile son derece de hızlı. PMW-300K2 model adı ile bu yıl içerisinde piyasaya çıkacak modelde ise, 16x zoom oranlı ve yine Fujinon marka bir lens olacak. Zoom oranındaki fark dışında, K2 modeli ile birlikte gelecek lenste görüntü dengeleyicinin(image stabilizer) bulunmaması ve filtre çapının 82mm olacak olması en önemli fark.


Sony PMW-300

   PMW-300'de 3 tane EXMOR CMOS sensör bulunuyor. Yüksek hassasiyetli bu sensörler ile, tıpkı PMW-200 modelinde olduğu gibi, düşük ışık koşullarında son derece iyi sonuçlar alınabiliyor. Ürün grubunun diğer kameralarından farklı olarak PMW-300'de, “3D Noise Reduction” yani üç boyutlu gürültü azaltma isimli yazılımsal bir gürültü azaltma teknolojisi kullanılmış. Böylece, PMW-200 ve PMW-100'de gözlemlediğim, olması gerekenden biraz daha fazla olan gürültü oranı da azaltılmış.
   Kameranın dikkat çekici bir diğer özelliği de yeni tasarım vizör ve LCD ekranı. EX3'te kullanılan vizör sistemi tamamen değiştirilmiş ve çok daha fonksiyonel bir tasarım ortaya çıkmış. LCD ekran, 3,5 inç büyüklüğünde ve 960 yatay 540 dikey gibi yüksek bir piksel çözünürlüğüne sahip. Böylece, son derece hızlı ve pratik net yapılabiliniyor. İstenildiği zaman sökülebilen bu vizör sistemi, 360 derece dönebiliyor. LCD ekrandaki görüntü bir ayna vasıtası ile, açılıp kapanabilir vizöre yansıtılıyor ve tıpkı klasik bir vizör kullanımındaki gibi izlenebiliniyor. İstenildiği zaman, vizör kapağı kaldırılarak görüntü aynadan yansıtılan LCD ekran görüntüsünden takip edilebiliyor. Eğer LCD ekranı direkt görmek veya görüntü, kameranın yan tarafından takip edilmek istenirse, aynanın olduğu bölüm de açılarak ekrana ulaşılabilir. Bu üç kademeli ve tamamen ayarlanabilir sistem, kameranın boyutlarına oranla biraz büyük olsa da, kullanım ihtiyaçlarına göre pratik bir şekilde ayarlanabildiği için gerektiği durumlarda çok verimli olabilir. Vizörün kamera bağlantı noktaları metalik bir malzemeden imal edildiği için son derece sağlam görünüyor.

Sony PMW-300

   EX3'ün alışılmışın dışında, yarı omuz tipi olarak adlandırılan kendine özgün bir tasarımı vardı. PMW-300'de bu tasarım değiştirilmiş ve klasik bir el kamerasına daha çok benzeyen bir tasarım yapılmış. Ancak, gerektiği durumlarda destek olması için, kameranın altına kızak sistemi ile kapanıp açılabilen bir omuz destek aparatı yerleştirilmiş. Bu kızaklı destek sistemi, bana ilk bakışta sanki çok fazla etkili olmayacakmış izlenimi vermişti; fakat kamerayı açıp omuzuma aldığımda, aslında verimli çalışan ve ele yüklenen ağırlığın neredeyse yarısını omuza aktaran bir sistem olduğunu anladım. Uzun süren aktüel çekimlerde operatörü rahatlatan bu pratik sistem ile daha az sarsıntılı ve yorucu olmayan aktüel çekimler yapmak mümkün.
   2 adet SDI çıkışı, timecode girişi ve çıkışı, genlock girişi, i.LINK girişi ve çıkışı ve HDMI çıkışı gibi zengin giriş çıkışlara sahip kamera, ayrıca 4 kanal ses kaydı yapabiliyor. 15 saniyeye kadar önbellek kaydı, saniyede 60 kareye kadar ağır çekim modu(720p'de), wi-fi ile farklı cihazlarla bağlantı kurma ve önceden hazırlanan meta veri dosyalarını yükleyebilme, kameranın diğer gelişmiş özellikleri arasında yer alıyor. PMW-300'de, XDCAM EX kameralar ve serinin daha alt modellerinden farklı olarak dahili bir fan da bulunuyor. Tahminimce, ileriye dönük olarak ve XAVC formatının yüksek işlemci gücü gereksinimi düşünülerek konulmuş olan bu fanın hava çıkışı, kameranın üst tarafında ve tutamaçın hemen altında yer alıyor. Son derece sessiz olan fan, eğer istenirse, menüdeki bir seçenek ile ayarlanabiliyor ve kayda girince otomatik olarak kapanabiliyor.
   Kamerayı çantasından çıkartıp incelemeye başladığımda dikkatimi ilk çeken şey, kameranın beklediğimden biraz daha ağır olmasıydı. Orta boy bir pil, iki SxS kart, lens güneşliği ve harici mikrofon da takılıyken kameranın toplam ağırlığı 4 kilonun üstüne çıkıyor. Bir el kamerasına göre beklenenden daha ağır olmasında, kameranın son derece sağlam metal bir gövdeye sahip olması, LCD ve vizör sisteminin daha gelişmiş olması ve dahili omuzluk sisteminin etkisi çok. Eğer hafif ve daha ufak ebatlarda bir el kamerası arıyorsanız, belkide PMW-200 daha uygun bir tercih olabilir. Ancak, eğer aradığınız kamera bir omuz kamerası ise, PMW-300 uygun fiyatlı ve ufak ebatlı bir alternatif olabilir. 

Sony PMW-300

 
   Halen bir XDCAM EX serisi kameraya sahipseniz, PMW-300'e geçiş yapmak çok daha kolay ve uygun fiyatlı olabilir. PMW-300'ün düğmeleri ve menü yapısı XDCAM EX serisi kameralarınki ile neredeyse aynı. Ayrıca, sahip olduğunuz pilleri, kartları, kart okuyucuları, lens adaptörünü, birçok aksesuarı ve tabii daha da önemlisi neredeyse aynı iş akışını PMW-300'de de kullanabilir ve yatırım maliyetinizi düşürebilirsiniz.
   Kameranın ürettiği görüntüyü test edebilmek ve 4:2:2 renk örneklemesi ile saniyede 50 Mb bit-rate oranının olumlu etkilerini en iyi şekilde görebilmek için Recce Films'in Kadıköy'deki stüdyosunda bir yeşil ekran(green box) çekimi gerçekleştirdim. Elde ettiğimiz sonuçlar gayet tatminkârdı. PMW-300, beklenildiği gibi, düşük gürültülü ve kaliteli görüntüler verdi. Çekilen görüntülerin fonuna başka görüntüler eklemek, son derece hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşti.


   Sağlam yapısı, XAVC kodeğini destekleyecek olması, değiştirilebilir bir lense sahip olması ve 4:2:2 50 Mb/sn kayıt kalitesi ile PMW-300, EX3'ün yerini fazlasıyla ve birçok üstün özellikle dolduruyor. Eğer uygun fiyatlı ve omuz kamerasına alternatif olabilecek çok yönlü bir kamera arıyorsanız, PMW-300 son derece doğru bir tercih olabilir.

10 Ocak 2013

Gates PMW 200 Housing


   Dünyanın en kaliteli video kamera sualtı kabı(housing) üreticilerinden biri olan ABD'li Gates firması, Sony'nin en yeni XDCAM kamerası olan PMW 200 için ürettiği yeni housingini duyurdu.
   Her zamangi gibi üstün Gates kalitesi ile üretilen housing, %100 alüminyumdan imal edilmiş. Tamamı mekanik olan ve beyaz ayarı, picture profile, gain ve ND filtresi gibi kameranın bir çok ayarına erişme imkanı tanıyan kontrollere sahip. 137 metre derinliğe kadar kullanılabilinecek housingin tasarımı ve kullanımı, Sony EX1R için yıllar önce ürettiği housinge çok benziyor ancak 4:2:2 ve 50 Mbps kayıt kalitesine sahip PMW 200 ile çok daha kaliteli görüntüler çekebilme imkanı var. PMW 200 ile karada yaptığım çekimlerde, özellikle düşük ışık koşullarında son derece iyi sonuçlar aldım. Işığa olan duyarlılığı EX1R'ye göre daha fazla olan PMW 200'ün, sualtında çok daha başarılı sonuçlar vereceğini düşünüyorum.
   Mart 2013'te piyasaya çıkacak housingin satış fiyatı henüz açıklanmamış ancak benim tahminim ABD satış fiyatının yaklaşık 7.000$ civarında olacağı yönünde. Ayrıntılı bilgiler burada.

11 Aralık 2012

Pinewood Stüdyoları'nda Sony F5, F55 ve F65 Eğitimi


   Geçtiğimiz hafta, Sony tarafından İngiltere'de düzenlenen F5 ve F55 eğitimlerine katıldım. Aşağıda, bu eğitim ile ilgili yazdığım kısa bir haber yazısı var. Haber, Broadcaster Info'nun Aralık sayısında yayınlanacak.
   Yeni kameralar ile ilgili ilk izlenimlerim son derece olumlu. Sony mühendisleri, başarılı iki model geliştirmiş...
 

   Sony, Şubat 2013'te piyasaya çıkaracağı yeni nesil dijital sinematografi kameraları olan PMW-F5, PMW-F55 ve piyasaya çıktığından beri büyük bir ilgi gören üst sınıf dijital sinematografi kamerası F65 ile ilgili kapsamlı bir eğitimi, Avrupa'nın en büyük ve en eski stüdyolarından biri olan, Londra yakınlarındaki Pinewood Stüdyoları'nda düzenledi. 6 Aralık tarihinde gerçekleştirilen eğitime, Avrupa'nın farklı ülkelerinden 20 kadar sinema profesyoneli, ayrıca ülkemizden de Sony ICE programında yer alan Ersan Ağsaran ve Oytun Orgül'ün yanı sıra, Sony Türkiye yayıncılık ve sinematografi ürün grubu kanal yöneticisi Erman Kırımlı katılım gösterdi.


   Yeni PMW-F5 ve PMW-F55 model kameraları yakından inceleme ve kullanma fırsatı bulan katılımcılar, önceden hazırlanmış olan farklı dekor ve ışık kurulumlarında kameraların ışık hassasiyetini, dinamik aralığını ve renklerini görme şansını yakaladılar. Ayrıca, XAVC kodeğiyle birlikte gelen yeni iş akışı ile ilgili detaylı bilgi sahibi oldular.
    Kameraların yanı sıra PL mount lens seti, OLED vizör, 7 inç'lik HD kamera üstü monitör, yüksek ömürlü Olivine aküler ve 4K monitör gibi yeni ürünler de katılımcılar tarafından denendi.
Eğitimde, F65 ile ilgili yeni güncellemelere de değinildi. 2013'te yayınlanacak yeni RAW Viewer yazılımı ile “de-mosaicing” yöntemi kullanılarak F65 ile çekilecek görüntüler 6K ve 8K çözünürlüğüne yükseltebilinecek. Ayrıca 48p kayıt da destekleniyor hale gelecek.
   Kullanıcı eğitimlerini sıklıkla gerçekleştiren Sony, yeni F5 ve F55 model kameralar ile ilgili benzeri bir eğitimi önümüzdeki aylarda ülkemizde de gerçekleştirecek.

1 Aralık 2012

Sony'den Küçük Bir Dev


   XDCAM ürün ailesinin en yeni kamerası olan PMW-200, üstün özellikleri ve küçük boyutu ile, halefi olan EX1R'nin başarısını bir adım öteye götürecek gibi görünüyor.


   Tam HD çözünürlüğünde 4:2:2 renk örneklemesi ve saniyede 50 Mb bit rate oranı ile çekim yapabilen PMW-200, üzerinde bulunan 1/2 inç'lik EXMOR CMOS sensörleri ile, Avrupa Yayın Birliği (EBU)'nin “uzun format program prodüksiyonu” kriterlerine uyuyor. EX1R'de de bulunan sensörlerin yeni nesline sahip kamera, özellikle düşük ışık koşullarında çok daha az bir gürültü oranı ile görüntü üretiyor.

   PMW-200'ü, görüntü yönetmenliğini yaptığım ve çekimlerini Kasım Ayı'nda tamamladığımız bir belgesel filmde deneme şansını yakaladım. +90 Film'in yapımcılığı ve İsmet Kurtuluş'un yönetmenliği üstlendiği, Al Jazeera Türk kanalı için çekilen belgesel filmde kamera tercihi büyük bir önem taşıyordu. Kanalın teknik standardı olan 4:2:2 renk örneklemesi ve saniyede 50 Mb bit rate oranına uyan, omuz tipi kameralara göre daha düşük bir fiyata sahip, ayrıca hızlı çalışma temposuna uygun bir el kamerasına(handycam) ihtiyacımız vardı. İşte bu noktada, yeni PMW-200 bizim için son derece doğru bir tercih oldu.

   Kameranın üzerinde yer alan ve Fujinon tarafından üretilen 14x 'lik optik zooma (35mm lenste 31.4 - 439mm.'ye eşit) ve F 1.9 gibi hızlı bir diafram değerine sahip olan lensin birbirinden bağımsız ve manuel çalışan netlik, diafram ve zoom halkaları bulunuyor. 
 

   Çok farklı kayıt seçenekleri ile çekim yapılabilen kamera; MPEG HD 422 50 Mbps sıkıştırmasındaki görüntüleri MXF, MPEG HD 420 sıkıştırmalı görüntüleri(XDCAM EX formatı) ise MP4 formatında çekiyor. HD'nin yanı sıra DVCAM 25 Mbps kalitesinde SD çekim de yapabiliyor. Ayrıca tüm bu formatları ister PAL ister NTSC sisteminde kayıt edebiliyor. Bu büyük esneklik, kullanıcılara tek bir kamera ile değişik formatlarda kayıt gerektiren farklı projeleri gerçekleştirebilme şansını veriyor.

   Çekimleri İstanbul ve Ankara'da yapılan belgeselde, röportajların yanı sıra, şehir hayatı ve manzara çekimleri, ayrıca bazı makro çekimler de yaptık ve PMW-200 son derece tatmin edici sonuçlar verdi. Gece yaptığım genel manzara çekimlerinde, kameranın düşük ışık koşullarındaki yüksek hassasiyetini çok daha iyi gözlemleme şansını buldum. 


   XDCAM ürün ailesinin diğer bütün kameralarında olduğu gibi, PMW-200'de de “interval recording” yani time-lapse çekim modu bulunuyor. Saniyede bir kare kaydederek yaptığım gün doğumu, gün batımı ve insan topluluklarının hareketi gibi çekimlerde filme görsel zenginlik katacak görüntüler elde ettik.

    PMW-200, yüksek ses kayıt kalitesi ile de öne çıkıyor. Üzerinde dahili bir stereo mikrofon ve 2 tane XLR giriş bulunan kamera, 24 bit 48 kHz kalitesinde ve 4 kanal ses kaydedebiliyor.

    Çekimlerde bana büyük kolaylık sağlayan bir diğer özellik de, kameranın üzerinde bulunan 3.5 inç büyüklüğündeki LCD ekran oldu. 852 x 480 gibi yüksek bir çözünürlüğe sahip bu ekran ile net çekmek son derece kolay ve hızla yapılabiliyor. Ayrıca, ekranın neredeyse 120 derece dönebiliyor olması, her açıdan kadrajınızı kontrol edebilme imkanı sunuyor.

    Kamera, Kasım Ayı sonunda çıkan 1.1 versiyonlu bellenim güncellemesi ile iki yeni özellik de kazanıyor. Bu güncelleme ile, sarsıntı ve titreşim sonucunda oluşabilecek “back focus” sorunları, otomatik “back focus” ayarı ile düzeltilebiliniyor olacak. Ayrıca, CBK-WA01 kodlu kablosuz bağlantı adaptörü ile de, akıllı telefon ve tablet bilgisayarlar ile kameranın bir çok fonksiyonu uzaktan kumanda edilebiliniyor olacak.

    Yeni PMW-200, bir el kamerasından olabilecek en yüksek kalitede görüntü elde edip, başta belgesel, kurumsal film, haber ve kısa film gibi çalışmalarda olmak üzere, bir çok farklı alanda projeler gerçekleştirmek isteyen kullanıcılar için son derece ideal bir tercih.

26 Temmuz 2012

Sony PMW-200


   Sony, XDCAM ürün grubunun yeni kamerası olan PMW-200'ü bugün duyurdu.

   4:2:2 renk örneklemeli ve 50 Mbps bit rate oranıyla çekim yapabilme özelliğine sahip olan bu yeni el kamerası(handycam), üç tane 1/2 inçlik CMOS sensörleri ile EBU(Avrupa Yayın Birliği)'nun "Long Form Production" yani uzun format prodüksiyon kriterlerine uyuyor.

   EX1R ve EX3 modellerindeki sensörlerin biraz daha geliştirilmişlerinin kullanıldığı kameranın 14x 'lik(31.4 - 439mm) zoom lensi üzerinde, birbirlerinden bağımsız çalışan netlik, zoom ve diafram halkaları bulunuyor.

   15 saniyeye kadar ön bellek kaydı, saniyede 60 kareye kadar ağır çekim modu, PAL/NTSC sistem desteği ve zengin giriş/çıkış seçenekleri ile PMW-200, sonu bir türlü gelemeyen "alınacaklar" listemin en başlarında yerini aldı.

   Eylül ortasında piyasaya çıkması beklenen kameranın tahmini satış fiyatının 6.500€ civarında olması bekleniyor.

 Kamera ile ilgili detaylı bilgilere burayı tıklayarak ulaşabilirsiniz.

SONY PMW-200

13 Nisan 2012

4:2:2 Renk Örneklemeli Handycam!


SONY, XDCAM ürün grubunun yeni üyesi olan XDCAM PMW100'ü tanıttı.

Sadece 1,5 kg ağırlığında bir handycam olan PMW100'ün bence en önemli özelliği 4:2:2 renk örneklemesiyle (color sampling) ve 50 Mbps bit rate oranıyla çekim yapabilmesi.

Bu ebatlarda ve fiyatta (yaklaşık 3.500€ civarı olması bekleniyor) bir kamera için son derece iyi olan bu özelliklerin yanısıra, kamerada 1/2.9 inç'lik EXMOR CMOS sensör kullanılmış.

Ayrıca, uygun bir housing yapılırsa iyi bir sualtı kamerası olarak da kullanılabilir.

Detaylı bilgiler için lütfen tıklayın.